“Kupa Valesi” hikayesinden bir bölüm:

“Yiğit’in telefonda söylediği her sözcüğü önce zihnime, sonra da defterime not aldım. Çok dikkatli olmalıydım; çünkü, bir bilgiyi atlamak veya hatalı not almak bile faciaya sebep olabiliyordu. Tıpkı geçen ay olduğu gibi… Yıllardır platonik âşık olduğu kadına duygularını mektupla dile getirmek isteyen bir adamın cinsel eğilimini “sapyoseksüel” olarak yazmam gerekirken, bir karışıklık ile “sosyoseksüel “ olarak yazmam sonucunda, kadınımız taciz edildiğini düşünüp adamı mahkemeye verdi. Mektubun altında imzam olmadığı için şanslıydım. Fakat adamımız o kadar şanslı değildi ve hayatının geri kalanını, deliler gibi âşık olduğu kadının yapıştırdığı ‘’sapık’’ etiketiyle yaşamak zorunda kalacaktı.

Saatlerce uğraşmanın ardından, şaheserimi tekrar tekrar okudum. Yüzlerce kez okumama rağmen ona doyamıyordum. Şu sözcüklerin vals yaparcasına sıralanışı, şu duygu fırtınası, şu kusursuz akıcılık, şu felsefi düşünceler… Kafka’nın Milena’ya yazdığı mektupları bile gölgede bırakabilirdi. Kendimle gurur duyuyordum. Veya sadece kendimi kandırmaya çalışıyordum.

İtiraf etmeliyim ki edebiyat dünyasının amip sınıfına kadar düşmüştüm. Acınılacak ve utanılacak haldeydim. Kısa zaman önce ’Yeni John Fante’ olarak bol bol övgüler alan Sercan Arslan, şu anda edebiyat bilgisi “fıstıkçı şahap” düzeyinde olan kişiler için, para karşılığında aşk mektupları yazıyordu. Bu duruma nasıl mı düşmüştüm? ‘Uykunun Derinliklerindeki Uykusuz Âşıklar’ isimli hikâyem, ünlü bir edebiyat dergisinde yayınlanmıştı. Yaklaşık bir ay boyunca bir sürü olumlu eleştiri alınca, reklamcılık mesleğimden istifa etmiş ve kendimi tamamen yazarlığa adamaya karar vermiştim. İşler tabi ki umduğum gibi gitmemişti ve çok kısa bir zamanda parasızlık çekmeye başlamıştım. Üniversiteden çok yakın arkadaşım olan Yiğit’e bu konuyu açınca, bana hep hayalini kurduğu böyle bir işten bahsetmişti ve beraber “Âşıklara, uygun fiyata mektup yazılır” sloganıyla bu işe atılmıştık. O bana müşteriyi buluyordu, ben de verilen bilgiler ışığında mektupları yazıyordum. ”

Para kazanmak için kitap yazmaya karar veren bir adamın sıradan olmayan hikayesi sizlerle!

Kupa Valesi ile Sinek Valesi’nin mücadelesi…

Hikayeyi okumak için buraya tıklayınız.

Sercan Arslan

sercan arslan

 

 

Bir Cevap Yazın